isminiz@deizm.net ücretsiz e-mail: giriş yap,kayıt ol.
A) Yemameli Müseylime ile Sanalı Esvedi Ansi'yi "Yalancı Peygamberler" Olarak Tanımlamak Üzere Kur'an'a Ayetler Koyar (K. 48, Fetih Suresi, ayet 16)
Ebu Hüreyre'nin rivayetine göre Muhammed, o dönemin önemli kişilerinden sayılan Yemameli Müseylime ve San'ah Esvedi Ansi'yi "yalancı peygamber" (türedi peygamber) deyimiyle aşağılardı. Bir kez şöyle demiştir:
|
"Bir kere uyurken rüyamda bana yerde medffın hazineler getirildi. Ve ovucumun içine iki altın bilezik konuldu... Sonra Allah bana bunlara üflemekliğimi vahyetii. Ben de lifledim. Hemen ikisi de gitti. Ben bu bilezikleri iki yalancı (türedi Peygamber) ile te'vil ettim ki, ikisi arasında bulunduğum San'a 11 (Esvedi Ansi) ile Yemameli (Müseylime)dir."1 |
Müseylime. Yemame'deki Beni Hanife kavminin reisiydi. Söylendiğine göre "Eğer Muhammed, kendisinden sonra beni halef kılarsa kendisine uyarım" diye konuşurdu. Bundan dolayıdır ki, Muhammed ona düşman kesilmiş ve Tanrı'nın onun hakkında "kezzab, maktul ve cehennem?" dediğini söylemiştir.2 "Kezzab" sözcüğü "yalancı" anlamınadır; "maktul" sözcüğü "öldürülmüş" ve "cehennemi" sözcüğü de "cehennemlik olmak" demek olduğuna göre, yukarıdaki tanımlamanın Müseylime'yi hakir kılıcı nitelikte olduğu muhakkaktır. Bundan dolayıdır ki, İslam kaynaklan Müseylime'yi küçültücü bir adla çağırmak üzere "MüseylimetülKezzab" (yani "Yalancı Müseylime" ya da "sahtekar Müseylime") terkibini kullanır olmuşlardır. Oysa ki, Müseylime'nin böylesine bir lakaba muhatap kalacak ölçüde kötü bir davranışı olmamıştır. Bütün yaptığı şey Muhammed'den "paye" istemektir. Fakat Muhammed onu, hani sanki "peygamberliğini" elinden alıyormuş gibi kabul edip, aşağılama yoluna gitmiştir. Gerçekten de kaynakların bildirmesine göre Müseylime, 17 kişilik bir heyetle bir gün Medine'ye gittiğinde Muhammed'i ziyaret eder ve ondan "nübüvvet payesinden" (peygamberlik rütbesinden) bir hisse ister. Onu dinleyen Muhammed, elinde tuttuğu hurma dalını göstererek şöyle cevap verir:
1 Sahihi..., c.X, s.378. Hadis No: 1649.
2 Sahihi..., c.X, s.377.
|
"(Değil nübüvetten bir pay fakat) şu hurma dalının bir parçasını benden istesen onu bile vermem. Sen de Allah'ın, hakkındaki hüküm ve takdirini tecavüz edemezsin! (O hüküm, kezzab, maktul, cehennemi olmandır.) Eğer sen bana ve Hakk'a muhalefet edersen, Allah seni muhakkak helak eder. Ve ben muhakkak sanırım ki, sen... rii'yamda bana gösterilen (meş'uın) kişisin!" |
der ve yanında duran şairi Hassan b. Sabif'i göstererek:
|
"İste şu zat (hatibim) Sabit'tir. Benim tarafımdan sana (icab eden) cevabı verecektir" |
diye ekler.3 Emir üzerine Hassan b. Sabit, Müseyleme'yi baştan aşağı giydiren bir şiir söyler. Fakat Muhammed, özel şairinin verdiği bu cevabı pek yeterli bulmamış olmalıdır ki, vahiy indi diyerek Kur'an'a şu ayeti koyar:
|
" Ey Muhammed! Bedevilerden geri kalmış olanlara de ki '... Güçlü kuvvetli bir millete karsı, onlar Müslüman olana kadar savaşmaya çağırılacaksınız. Eğer itaat ederseniz Allah size güzel ecir verir'..." (K. 48, Fetih Suresi, ayet 16.) |
Her ne kadar bazı yorumcular, bu ayetin başka bir vesileyle, daha doğrusu Hudeybiye Seferi'nden geri kalanların Farslılara ya da Romalılara karşı savaşa çağırılacaklarını anlatmak maksadıyla indiğini ve bu savaşların Muhammed tarafından Mute ve Tebuk gazvelerinde başlatıldığını söyleseler de, tanınmış yorumculardan birçoğu farklı görüştedirler. Nitekim İbn İshak'ın Zuhri'den rivayetine ve ayrıca Beyzavi'nin de yorumlarına göre bu ayetde sözü geçen kavmin, Müseyleme'nin kavmi olan Beni Hanife olduğu anlaşılmaktadır.4 Nitekim hicretin 12. yılında, Ebu Bekir'in halifeliği zamanında, Yemame'deki Beni Hanife'ye savaş açılmış, Müseyleme öldürülmüş ve kavmi de İslam olmaya zorlanmıştır.
3 Sahihi..., c.X, s.376, Hadis No: 1648.
4 Sahihi..., c.VIII, s. 189, 304. Bu konuda ayrıca bkz. Elmalılı H. Yazır, age, c.VI, s.4418.
Muhammed'in, kendisine rakip olarak gördüğü diğer bir kimse Utbe İbni Rebfa'dır ki, genellikle Abu'lValid künyesiyle bilinir. Utbe Mekke'nin tanınmış, zengin ve son derece cömert bilinen kişilerinden olup Muhammed'in uzaktan akrabası sayılırdı. Aynı zamanda şair ve iyi bir konuşmacı olan Utbe, halkın çok sevdiği ve saydığı bir kimseydi; önemli hususlarda daima ona danışılır, onun tavsiyesine uyulurdu. Ka'be'deki "Haceri Esved"in (Karataş'ın) yerine konmasında rolü olduğu gibi Muhammed'in putlar aleyhine konuşmaya başlaması üzerine onu bundan vazgeçirtmek üzere Kureyşlilerin Abu Talib'e gönderdikleri heyete katılanlardan biri olmuştur.5 Kureyş halkı Utbe'yi öylesine değerli ve saygın bir kimse olarak bilirdi ki, çoğu kişiler onun peygamberlik payesine layık olduğunu anlatmak için şöyle konuşurlardı:
|
"Ne olurdu şu Kur'an iki şehirden (Mekke ve Taif) büyük bir kimseye gönderilseydi. "6 |
Bu şekilde konuşmakla Utbe'yi, Muhammed'den daha fazla peygamberliğe layık gördüklerini anlatmak isterlerdi. Ve işte Muhammed'i çileden çıkaran ve Utbe'yt karşı düşman yapan da bu tür konuşmalardı. 7 Bununla beraber Utbe, İslam dinine karşı olmakla birlikte, Muhammed'e düşmanlık besleyenlerden ya da eziyet edenlerden olmamıştır. Aksine, bir bakıma yardımcı olmuştur. Daha önceki sayfalarda değindiğimiz gibi Muhammed, Taif halkı tarafından taşlanıp kovulduğu zaman Taif dışındaki bir yerde üzüm bağlarına sahip bulunan Utbe ve Şayba kardeşlere sığınmış ve onlardan iyi bir davranış görmüştür. İslam kaynaklarından öğrenmekteyiz ki, Utbe, Mekkeli putperestlerle Müslümanların Bedir'de birbirlerini öldürmelerini önlemek maksadıyla elinden geleni yapmış ve bu yüzden bazı kimseler (örneğin Ebu Cehl) tarafından korkaklıkla ve davaya ihanetle suçlandırılmıştır. Bu suçlamalardan kurtulmak için Müslümanlara meydan okuduğu ve bu meydan okuması üzerine Muhammed tarafından gönderilen Ubeydullah b. elHaris b. elMuttalib tarafından öldürüldüğü anlaşılıyor.
5 Bu konuda Neşet Çağatay'ın İslam Ansiklopedisi'nde Utbe b. Rebi'a için yazdıklarına bkz. Ayrıca bkz. Sahihi..., c.VI, s.507.
6 Sahihi..., c.IX, s.33. Bu tür konuşmaların İlmi Ahdi Yalil hakkında cereyan ettiğini söyleyenler de vardır.
7 Bu düşmanlığa sebep olarak başka olaylar da gösterilir. Örneğin güya Muhammed Mekke'de bir gün namaz kılarken Utbe gelip deve döl döşeğini onun sırtına atarak alay etmiştir. Bkz. Sahihi..., c.X, s.45.
-
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
