Tanrı bize akıl verdi, din değil!

Din ve emirleri o kadar absürd ki embesilliğe yakın.

H) Kendisine "Raina" Sözcüğüyle Hitap Edilmesini

Alıntı:

Küçültücü Bulduğu İçin "Unzıırna" Diye Hitap Edilmesini İster ve Vabiy İndiğini Söyleyerek Kur'an'a Ayet Koyar (Bakara Suresi, Ayet 104)





Arapçada "raina" diye bir sözcük var: "yavaş davran", "bizi gözet", "acele etme", "bize imkan ver", "bize riayet et" gibi anlamlara geliyor. Bu sözcüğü Müslümanlar. Muhammed'in kendilerine bir şey öğretme­ye uğraştığı zamanlar söylerlerdi; daha doğrusu onun söylediklerini kavrayabilmek için: "Acele etme, yavaş ol ki söylediklerini anlayalım" demek isterlerdi. Bu şekliyle sözcüğün olumsuz herhangi bir yönü ol­madığı için, Muhammed onların dediği gibi yapardı.







Ne var ki buna benzer bir sözcük İbrani ve Süryani dillerinde bulunmaktaydı ve kullanılış şekliyle hakaret niteliğini taşımaktay­dı: Örneğin "bizim çoban" anlamına geldiği gibi, aynı zamanda "Dinle a sözü dinlenmez herif!" ya da "Dinle a dinlenmeyesi herif demekti. Yahudiler bu sözcüğü birilerine sövüp saymak, hakarette bulunmak için kullanırlardı. Ve işte Müslümanların Muhammed'e "raina" dediklerini görmekle, aynı şeyi onlar da. fakat sırf Muham­med'i küçültmek, aşağılamak maksadıyla yapmaya başlamışlardır. İslam kaynaklarının bildirmesine göre bu durum, başta Muhammed olmak üzere bütün Müslümanları rahatsız eder olmuştur. O kadar ki, Muhammed'in en önem verdiği kişilerden biri olan Sa'd İbni Muaz, Yahudilerin bu şekilde konuştuklarını işitince:






"Ey Allah'ın düşmanları, size lanet olsun. Vallahi hangi birini­zin Resulallah'a karşı bunu söylediğini bir daha işitirsem, boy­nunu vururum"







demiştir. Fakat Muaz'ın bu tehdidine karşı Yahudiler şu yanıtta bu­lunmuşlardır:







"Siz de (Muhammed' e) bunu söylemiyor musunuz (yani 'raina' demiyor musunuz)?"23


Ve işte bundan dolayıdır ki Muhammed, Müslümanların kendisine "raina" demelerini yasaklamıştır; daha doğrusu Tanrı'dan, "raina" sözcüğü yerine "unzurna" sözcüğünün kullanılması için Müslümanla­ra şu buyruğun indiğini bildirmiştir:






Alıntı:

"Ey iman edenler! 'Raina' demeyin, 'unzurna' deyin ve (söyle­nenleri) dinleyin..." (Bakara Suresi, ayet 104.)





Buradaki "unzurna" sözcüğü "tebliğ edilen, öğretilen, emredilen ya da yasak edilen şeylere iyi kulak vermek ve itaat etmek" anlamı­na gelmektedir.26 Söylemeye gerek yoktur ki, Muhammed bu ayeti sırf kendi prestijini korumak maksadıyla koymuştur. Bu işi, Tan­rı'dan vahiy indi diyerek değil, fakat: "Ey Müslümanlar! Bana ra­ina diye hitap etmeyiniz, unzurna deyiniz" şeklinde konuşarak yap­ması mümkünken, görüldüğü gibi yapmamıştır. Çünkü ne kadar önemsiz ya da hatta ne kadar gereksiz olursa olsun, her işini Tan­rı'dan indiğini söylediği vahiylerle yapmak kolayına gelmiştir. Üs­telik de bu yoldan korku salarak dilediği sonuca erişmenin daha et­kili olacağını düşünmüştür. Nitekim yukarıdaki ayete bir de şunu eklemiştir:







"... Kafirler için elem verici bir azab vardır." Böylece şunu demek istemiştir:







"Ey mü'minler! Görüyorsunuz ya 'raina' demeyiniz, 'unzurna'de­yiniz ve iyi dinleyiniz, itaat ediniz; yoksa kafirlere azabı elim var­dır, iman yoluna gitmeyip de küfür yoluna gidenler, o azabı elim­den hissedar olurlar, siz de o kafirlerden ümid ummayın... "27







25 Elmalılı H. Yazır, age, c.l, s.453. Ayrıca Diyanet Vakfı çevirisinde bkz. Bakara Suresi, ayet 104.



26 Elmalılı H. Yazır, age, c.l. s.453 vd.



27 Elmalılı H. Yazır, age, c.l, s.455.



Turan Dursun

No votes yet

Kullanıcı girişi